Bilimsel Haberleri
Bilimsel.org ile Teknoloji , İnternet ve Web Haberlerini Alın

Charles Bukowski Ekmek Arası Kitabı

Bukowski’nin hayata bakış açısı farklıdır. O, hayattan lezzet alamayan, bilinmezliğin arasında bir çıkış yolu bulamayan insanları temsil eder. Kendini yalnız hissedenlerin anlayabileceği yazılar yazar; okuyucusu azdır ama özdür. Bukowski’nin kitaplarında argo, küfür ve sitemkar sözler yer alır; bu şımarık bir çocuğun tavırları sanılabilir ancak durum öyle değildir. Bukowski’nin ailesi, yaşadığı ortam ve kimlik bunalımı onu böyle bir hitap kullanmaya itmiştir aslında. Çocukluk ve ergenlik yıllarını (başka bir isimle) anlattığı Ekmek Arası kitabında, hayatının nasıl şekil kazandığını ilk ağızdan öğrenme şansı buluyoruz.

Türkçeye Avi Pardo tarafından kazandırılan Ekmek Arası kitabının orijinal ismi Ham on Rye’dir. Vurdumduymaz, dayakçı babası ve silik bir kişiliğe sahip annesinin varlığı, Henry adlı başkahramanı derinden etkiliyor. Henry, yazarın kullandığı takma ad. Aynı aslı gibi Henry de Alman kökenli bir Amerikalı; bu durum yaşadığı kimlik sorunlarını da beraberinde getiriyor. Henry zor bir çocukluk dönemi geçiriyor; okul hayatında doğru dürüst hiç arkadaşı yok, sivilceleri yüzünden görüntüsünden nefret ediyor ve babasının baskısı karşısında eriyip gidiyor. Önceleri sessiz sakin bir çocukken sonraları kavga etmeye başlıyor. Kızlarla arası hiç yok, onlar ilgisini çekmiyor. Aslında hiçbir şey ilgisini çekmiyor. Yaşadıkları yüzünden öylesine bezmiş ki hiç mutlu olamayacağına inanıyor artık. Her şey gelip geçici; bir anlık zevk verse de tesiri yüzeysel. Gülüyor ama ortada gülünç bir şey yok. Yaşadığı hayata uyum sağlayamıyor, var olma nedeni hakkında geliştirebildiği geçerli bir fikre sahip değil.

Edebiyat dünyasında Bukowski’nin kendine has bir konumu var. Sanatsal yazmıyor, hatta imlaya bile dikkat etmiyor. Alkolik, küfürbaz, kavgacı; ancak tüm bunların altında ahlakçı bir adam yatıyor. Hayat onun için hiç de kolay başlamadı, tıpkı birçoğumuzunki gibi. Bukowski okuyanlar onu ya çok seviyor ya da burun kıvırıyor; ortası yok. Ekmek Arası kitabı, harika bir anlatım tekniği ve samimiyetle yazılmış. Bu kitabı okuyarak yazar hakkında geniş bir fikre sahip olmak mümkün. Zor geçen bir çocukluk dönemi, Bukowski’nin geleceğini de etkiledi. “Bir şey olma düşüncesi beni korkutmakla kalmıyor hasta ediyordu” diyor Ekmek Arası kitabında; ona göre sarhoş olup sızmak daha mantıklıydı. Charles Bukowski hakkında çok fazla eleştirili yapıldı, ağır sözler söylendi, sevgiyle anıldı. Ancak onu en iyi anlamak için hayatını kendi sözleriyle dinlemek gerekir. Bu bakımdan, Ekmek Arası kitabı başvurulabilecek en iyi kaynak. Yazarın hayatına dâhil olurken, her cümlede samimiyete ve karamsarlığa rastlayacaksınız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmekMesajları Oku